Deneme · Alışkanlığın Bilimi 19/19

Akış ve Zorluk Dengesi: Ne Çok Kolay, Ne Çok Zor

Akış, zorluk ile becerinin dengelendiği anlarda ortaya çıkar. Bu denge deneylerde ne kadar güçlü çıkıyor, kasıtlı pratikle neden çatışıyor ve otomatikleşen bir alışkanlık sıkılmaya kaymadan nasıl ayarlanır?

Ahmet Canal4 Ekim 20266 dk okumaortaOkunmadı

Bu yazıda

  • Akışın ne olduğunu ve zorluk ile beceri arasındaki dengenin neden merkezde durduğunu,
  • Bu dengenin deneylerde ve meta-analizlerde ne kadar güçlü çıktığını,
  • Akış ile kasıtlı pratik arasındaki gerilimi ve ikisinin bir alışkanlıkta nasıl yan yana durabileceğini,
  • Bir alışkanlığın sıkılmaya ya da kaygıya kaydığını fark etmek için üç soruluk bir ayar kontrolünü

bulacaksın.

Akış nedir?

Mihaly Csikszentmihalyi, insanların bir işe tamamen kapıldığı, zamanı unuttuğu ve işi kendisi için yaptığı anları yıllarca inceledi ve bu duruma akış adını verdi. Akış kitabında akışın koşullarını sayar: net bir hedef, anında geri bildirim ve işin zorluğu ile kişinin becerisinin dengede olması.

İç motivasyon yazısında motivasyonun üç ihtiyacını (özerklik, yetkinlik, ilişkililik) anlattık. Akış, yetkinlik ihtiyacının an içindeki hâli gibidir: tam kapasitende, ama kapasitenin ötesinde değil, çalıştığını hissedersin.

Üç kanal

Akış modelinin en sade hâli üç bölgeden oluşur:

DurumZorluk ve beceriHisAlışkanlıktaki görünümü
KaygıZorluk beceriyi aşıyorGerginlik, kaçma isteği"Bugün yapamam, çok ağır"
AkışZorluk ve beceri dengede, ikisi de yüksekDalma, zamanı unutma"Bir baktım, yarım saat geçmiş"
SıkılmaBeceri zorluğu aşıyorCan sıkıntısı, oyalanma"Yaptım ama aklım başka yerdeydi"

Csikszentmihalyi'nin sonraki çalışmalarında model daha ince bölgelere ayrıldı; zorluk ve becerinin ikisi birden düşük olduğu durum akış değil, ilgisizliktir. Yani dengenin kendisi yetmez; denge, kişinin ortalamasının üstünde bir seviyede kurulmalıdır.

Kanıt ne kadar güçlü?

Deney. Johannes Keller ve Herbert Bless 2008'de katılımcılara Tetris oynattı ve üç koşul oluşturdu: oyunun hep yavaş kaldığı bir "sıkılma" koşulu, hep çok hızlı olduğu bir "aşırı yük" koşulu ve hızın oyuncunun performansına göre sürekli ayarlandığı bir "uyarlanan" koşul. Zorluk ile becerinin örtüştüğü uyarlanan koşul, akış deneyimini öbür iki koşuldan daha güçlü biçimde ortaya çıkardı; yani denge yalnızca akışla birlikte görülmekle kalmıyor, onu doğuruyordu. İkinci deneyde bu etkiye en duyarlı olanlar, harekete geçmeye yatkın, kararsızlıkta oyalanmayan kişilerdi.

Meta-analiz. Christopher Fong ve arkadaşlarının 2015'te 28 çalışmayı birleştiren meta-analizi, zorluk–beceri dengesi ile akış arasında orta ile güçlü arasında bir ilişki buldu (rastgele etkiler modelinde yaklaşık r = 0,52). Ama ilişki her yerde aynı değildi: iş ve eğitim ortamlarında, gün içinde anlık ölçüm yapılan çalışmalarda ve bireyci kültürlerde daha zayıftı.

Düzenleyiciler. Stefan Engeser ve Falko Rheinberg 2008'de dengenin tek başına belirleyici olmadığını gösterdi. Etkinlik kişi için çok önemliyse, akış becerinin zorluğu biraz aştığı durumlarda da ortaya çıkabiliyordu. Başarısızlık korkusu yüksek olan kişilerde ise denge noktasında bile akış azalıyordu.

Bu üç bulgu birlikte şunu söyler: denge gerçek bir etkendir, ama bir formül değildir. Kişiye, işe ve işin ne kadar önemli olduğuna göre kayar.

İş paradoksu

Csikszentmihalyi ve Judith LeFevre 1989'da 78 çalışana bir hafta boyunca gün içinde rastgele anlarda sinyal gönderip o anki deneyimlerini sordu. Akış anlarının büyük çoğunluğu serbest zamanda değil işte yaşanıyordu. Ama aynı insanlar, deneyimin kalitesinden bağımsız olarak, serbest zamanda işte olduklarından daha istekliydi.

Araştırmacılar buna "iş paradoksu" dedi. Alışkanlık için dersi açık: akış, kendiliğinden gelen bir keyif değildir. Çoğu zaman yapılandırılmış, hedefi ve geri bildirimi olan bir etkinliğin içinde ortaya çıkar. Akşamı yalnızca "dinlenmek" için ayırmak, bazen akıştan uzaklaşmak demektir.

Akış ile kasıtlı pratik: bir gerilim

Zirve'nin yazarlarından Anders Ericsson ve arkadaşları, 1993'teki temel makalelerinde bu konuda açık bir tavır aldı: kasıtlı pratik çaba ister ve doğası gereği keyifli değildir. Makalede akışın "dağınık" dikkatinin, kasıtlı pratiğin gerektirdiği odaklanmış ve hatayı arayan dikkatle neredeyse zıt olduğu yazılır.

Bu gerilim, bir alışkanlığın iki farklı amacına karşılık gelir:

  • İcra: Bildiğin bir şeyi akıcı biçimde yapmak. Burada akış mümkündür ve keyiflidir.
  • Gelişim: Zayıf bir noktayı hedefleyip zorlanmak. Burada akış nadirdir; his daha çok gerginliğe yakındır.

İkisi aynı alışkanlığın içinde yan yana durabilir. Ericsson ve Robert Pool'un Zirve'de anlattığı amaçlı pratiğin unsurları (dar bir hedef, tam odak, geri bildirim ve konfor alanının biraz dışında çalışmak) gelişim kısmını tarif eder. Gitar çalışan biri için 20 dakikanın 5'i zorlandığı pasaja, kalanı sevdiği parçaları çalmaya gidebilir. İlki ilerletir, ikincisi geri getirir.

Ne kadar zor? "Yüzde 85" fikri ve sınırı

Robert Wilson ve arkadaşları 2019'da öğrenme algoritmaları üzerinde matematiksel bir analiz yaptı. Belirli bir öğrenme türü için en hızlı öğrenmenin, hata oranı yaklaşık %15 olduğunda, yani görevlerin yaklaşık %85'inde başarılı olunduğunda gerçekleştiğini gösterdiler.

Bu bulgu sık sık "insanlar %85 başarıda en iyi öğrenir" diye aktarılıyor. Bu fazla genel bir çeviri: sonuç, belirli varsayımlar altındaki iki seçenekli sınıflandırma görevleri ve yapay öğrenme modelleri için türetildi. Ama sezgisel bir yön gösterir: ne her seferinde başarmak, ne de çoğu zaman başaramamak. Hiç zorlanmıyorsan büyük ihtimalle öğrenmiyorsun; çoğu zaman başaramıyorsan büyük ihtimalle kaygı kanalındasın.

Alışkanlık otomatikleşince ne olur?

Burada ilginç bir çatışma var. Alışkanlığı ölçmek yazısında, iyi bir alışkanlığın zamanla otomatikleştiğini ve daha az dikkat gerektirdiğini anlattık. Ama aynı süreç, davranışı akış kanalından sıkılma kanalına doğru iter: beceri artar, zorluk aynı kalır.

Bu her zaman sorun değildir. Diş fırçalamanın sıkıcı olması iyidir; ondan akış beklemeyiz. Ama okuma, yazma, enstrüman, spor gibi bir şeyi geliştirmek için kurulan alışkanlıklarda sıkılma, bırakmanın habercisidir. O zaman zorluğu ayarlamak gerekir. Bunun için üç düğme var:

DüğmeNasıl ayarlanırÖrnek
ZorlukGörevi bir kademe zorlaştırDaha zor bir kitap, daha hızlı bir tempo
KısıtYeni bir kural ekle"Bu hafta yalnızca sol elle", "her paragrafı tek cümleyle özetle"
Geri bildirimSonucu daha görünür yapKendini kaydet, süre tut, bir hedef sayı koy

Kaygı kanalındaysan aynı düğmeleri ters yöne çevir: görevi kolaylaştır, kısıtı kaldır, geri bildirimi sadeleştir.

Üç soruluk ayar kontrolü

Haftada bir, alışkanlığın bir oturumundan sonra üç soruyu cevapla:

  1. Zorluk: Bugünkü oturum ne kadar zordu? (1–10)
  2. Beceri: Ne kadar yeterli hissettim? (1–10)
  3. Dalma: Zamanın nasıl geçtiğini fark ettim mi? (evet / kısmen / hayır)

Zorluk beceriden belirgin biçimde yüksekse kaygı, belirgin biçimde düşükse sıkılma kanalına yakınsın. İki sayı yakın ve ikisi de 6'nın üstündeyse, büyük ihtimalle doğru yerdesin. Bu sorular doğrulanmış bir ölçek değildir; yalnızca yön göstermek içindir.

Özet

FikirKaynakAlışkanlık için
Akış, zorluk ile becerinin yüksek bir seviyede dengelenmesiyle gelirCsikszentmihalyiHedefi ne çok kolay ne çok zor kur
Zorluğu beceriye göre ayarlamak akışı doğururKeller ve BlessBeceri arttıkça zorluğu da ayarla
Denge önemli ama bağlama göre değişirFong ve ark.; Engeser ve RheinbergFormül değil, yön olarak kullan
Akış çoğu zaman yapılandırılmış etkinlikte yaşanırCsikszentmihalyi ve LeFevreSerbest zamana da hedefli bir etkinlik koy
Kasıtlı pratik keyifli değildir, akışla çatışırEricsson ve ark.; Ericsson ve PoolOturumu gelişim ve icra diye ikiye böl
Biraz başarısızlık öğrenmenin parçasıdırWilson ve ark. (model çalışması)Hiç zorlanmıyorsan bir düğmeyi çevir

Bu yazıda geçen kitaplar

  • Akış: Mutluluk BilimiMihaly Csikszentmihalyi · Buzdağı Yayınevi, 2017 · çev. Barış Satılmış · Özgün: Flow (1990)
  • Zirve: Uzmanlaşmanın Bilimsel SırlarıAnders Ericsson, Robert Pool · Buzdağı Yayınevi · çev. Barış Satılmış · Özgün: Peak (2016)

Tüm kitaplar ve onları anan yazılar: Kütüphane.

Kaynaklar

  1. Csikszentmihalyi, M. (1990). Flow. Harper & Row. Türkçesi: Akış, çev. Barış Satılmış, Buzdağı Yayınevi, 2017.
  2. Ericsson, A., & Pool, R. (2016). Peak. Houghton Mifflin Harcourt. Türkçesi: Zirve, çev. Barış Satılmış, Buzdağı Yayınevi.
  3. Csikszentmihalyi, M., & LeFevre, J. (1989). Optimal experience in work and leisure. Journal of Personality and Social Psychology, 56(5), 815–822.
  4. Keller, J., & Bless, H. (2008). Flow and regulatory compatibility: An experimental approach to the flow model of intrinsic motivation. Personality and Social Psychology Bulletin, 34(2), 196–209.
  5. Engeser, S., & Rheinberg, F. (2008). Flow, performance and moderators of challenge-skill balance. Motivation and Emotion, 32(3), 158–172.
  6. Fong, C. J., Zaleski, D. J., & Leach, J. K. (2015). The challenge–skill balance and antecedents of flow: A meta-analytic investigation. The Journal of Positive Psychology, 10(5), 425–446.
  7. Ericsson, K. A., Krampe, R. T., & Tesch-Römer, C. (1993). The role of deliberate practice in the acquisition of expert performance. Psychological Review, 100(3), 363–406.
  8. Wilson, R. C., Shenhav, A., Straccia, M., & Cohen, J. D. (2019). The Eighty Five Percent Rule for optimal learning. Nature Communications, 10, 4646.

Okuduğunu bugün dene: Nitorel Habit'te bir alışkanlık ekle, tek dokunuşla işaretle.