Bu yazıda
- "Uzun saatler çalışıp anlamlı iş çıkaramamak" fikrinin Atomik Alışkanlıklar'da nereden geldiğini,
- Goodhart yasasının ne söylediğini ve bu bilinen cümlenin asıl kaynağını,
- Uzun çalışma saatlerinin gerçekte ne kadar ek çıktı ürettiğini ölçen bir araştırmayı,
- Kendi işinde girdi yerine çıktıyı ölçmek için beş adımlık bir denetimi
bulacaksın.
Bir cümle, bir uyarı
James Clear Atomik Alışkanlıklar'da alışkanlık takibini önerdikten sonra onun karanlık yüzünü de anlatır: bir davranışı takip ettiğimizde, davranışın amacından çok sayının peşine düşebiliriz. Örnekleri tanıdıktır: "Anlamlı iş çıkarmak yerine uzun saatler çalışmaya odaklanırız. Sağlıklı olmaktan çok on bin adımı tamamlamayı önemseriz." (çeviri bizim). Clear'ın vardığı sonuç kısadır: ölçtüğümüz şeyi optimize ederiz; yanlış ölçüyü seçersek yanlış davranışı elde ederiz.
Bu, uzun saatlerin kendi başına kötü olduğu anlamına gelmez. Sorun, saati işin vekili yapmaktır. Saat ölçmesi kolay bir sayıdır; anlamlı iş ise ölçmesi zor bir sonuçtur. Kolay olan ölçülür, ölçülen de hedefe dönüşür.
Goodhart yasası
Clear bu tuzağı ekonomist Charles Goodhart'ın adıyla anılan ilkeye bağlar: "Bir ölçü hedef hâline geldiğinde, iyi bir ölçü olmaktan çıkar." Bu cümlenin bugün dolaşan biçimi aslında antropolog Marilyn Strathern'e aittir. Strathern 1997'de İngiliz üniversitelerindeki denetim sistemini anlattığı bir makalede bu ifadeyi kullanır ve fikri "Goodhart yasası" adıyla anar. Goodhart'ın kendi gözlemi para politikası üzerineydi; ilke sonradan neredeyse her alana genellendi.
Alışkanlık için anlamı şu: bir sayıyı hedef yaptığın anda, o sayıyı yükseltmenin davranışı iyileştirmekten daha kolay yolları belirir. Masada geçen saat artar, iş ilerlemez. Seri uzar ama davranış küçülür; seri psikolojisi yazısında "seriyi korumak için davranışı bozmak" dediğimiz şey de budur.
Hareket ve eylem
Clear aynı sorunu başka bir ayrımla da anlatır: hareket (motion) ve eylem (action). Sitesindeki yazıya göre hareket; planlamak, strateji kurmak ve öğrenmektir. Bunlar iyi şeylerdir ama tek başına bir sonuç üretmez. Eylem ise bir sonuç doğuran davranıştır.
| Hareket | Eylem |
|---|---|
| Yazılacak 20 makale fikrini listelemek | Bir makaleyi yazıp yayımlamak |
| Daha iyi bir diyet planı aramak, kitap okumak | Sağlıklı bir öğün yemek |
| Spor salonuna gidip antrenör ücretlerini sormak | Barın altına girip çalışmaya başlamak |
| Sınava ya da araştırmaya hazırlanmak | Sınava girmek ya da raporu yazmak |
Clear'ın açıklaması da dikkat çekicidir: harekete sığınmamızın asıl nedeni çoğu zaman başarısızlığı ertelemektir. Hareket, eleştiriye açık hiçbir şey ortaya koymadan ilerliyormuş gibi hissettirir. Uzun bir çalışma günü de böyle olabilir: e-postalar, toplantılar, düzenlemeler. Gün dolu geçer ama ortaya konmuş, değerlendirilebilecek bir iş yoktur. Bu, erteleme yazısında anlattığımız duygu kaçışının saygın görünen biçimidir.
Clear iki çare önerir: eylemlerin için bir program kurmak (örneğin "her pazartesi ve perşembe bir yazı yayımlarım") ve tek seferlik büyük işler için bir tarih seçip mümkünse açıklamak.
Saatler gerçekte ne kadar üretir?
Uzun saat ile çıktı arasındaki ilişki, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'de ölçülmüştü. O dönemde Cephane İşçilerinin Sağlığı Komitesi, çoğu kadın olan fabrika işçilerinin haftalık çalışma saatlerini ve çıktılarını kaydetti. John Pencavel 2015'te bu verileri yeniden analiz etti.
| Haftalık saat | Bulgu |
|---|---|
| 49 saatin altı | Çıktı saatlerle orantılı arttı |
| 49 saat ve üstü | Çıktı artmaya devam etti, ama giderek azalan bir hızla |
| Yaklaşık 63 saat | Çıktı en yüksek düzeyine ulaştı; bundan sonraki ek saat çıktıyı artırmadı |
| 70 saat | Çıktı, 56 saattekinden pek farklı değildi |
Yani bir noktadan sonra fazladan 14 saat, neredeyse hiç ek iş üretmiyordu.
Okurken: Bu veriler bir asır önce, fabrika işinde, savaş koşullarında toplandı. Bilgi işinde eşiğin nerede olduğunu söylemez. Söylediği şey daha genel: saat ile çıktı arasındaki ilişki doğrusal değildir ve uzun saatler, ölçtüğümüz şeyin (saatin) büyüdüğü ama istediğimiz şeyin (işin) büyümediği bir bölgeye girebilir.
Meşguliyet bir vekil ölçüdür
Cal Newport Pürdikkat'te (özgün adı Deep Work) bilgi işçileri için aynı sorunu tarif eder. Newport'a göre, neyin değerli olduğunu gösteren açık göstergeler yokken insanlar sanayiden kalma bir ölçüye döner: görünür biçimde çok iş yapmak. Buna "üretkenliğin vekili olarak meşguliyet" der. Yanında bir de en az direnç ilkesi vardır: davranışların sonuca etkisi hakkında açık geri bildirim olmadığında, o an en kolay olana yöneliriz.
Newport'un önerdiği denklem saati tümden reddetmez: yüksek kaliteli iş, harcanan süre ile odak yoğunluğunun çarpımıdır. Saat yalnızca bir çarpandır; odak sıfıra yakınsa saat ne kadar uzun olursa olsun sonuç küçük kalır. Bunun alışkanlık karşılığını dikkat dağıtan ortamda alışkanlık kurmak yazısında ele aldık.
Doğru ölçüyü seçmek
Çözüm ölçmeyi bırakmak değil, vekili tanımaktır. Kaizen yazısında süreç odaklı soruların değerini anlatmıştık; burada ekleyeceğimiz şart şu: süreç ölçüsü, gerçekten istenen çıktıya bağlı olmalı.
| Vekil ölçü | Daha iyi ölçü | |
|---|---|---|
| Masada geçen saat | Bitirilen ve teslim edilen iş parçası | |
| Okunan sayfa sayısı | Okuduktan sonra yazılan tek paragraflık not | |
| Gönderilen e-posta sayısı | İlerleyen ya da kapanan proje | |
| Spor salonunda geçen süre | Programdaki antrenmanın tamamlanması | |
| Seri uzunluğu | Davranışın [[aliskanlik-olcmek | ne kadar otomatik]] hâle geldiği |
İyi bir ölçü üç soruyu geçer: davranış her gün senin kontrolünde mi? Ölçü yükseldiğinde gerçekten istediğin şey de ilerliyor mu? Ölçüyü işi yapmadan yükseltmenin kolay bir yolu var mı? Üçüncü soruya "evet" diyorsan, Goodhart kapıdadır.
Beş adımlık çıktı denetimi
- Bir hafta boyunca kaydet. Her iş bloğunun sonunda bir satır yaz: ne yaptın, ortaya ne çıktı?
- Hareketi ve eylemi ayır. Kayıtlarını iki sütuna böl. Planlama, okuma, düzenleme bir yana; teslim edilen, yayımlanan, bitirilen öbür yana.
- Oranı hesapla. Saatlerin ne kadarı eylem sütununa gitti? Kesin bir doğru oran yok; amaç, oranı görünür kılmak.
- Bir eylem programı kur. Clear'ın önerisindeki gibi, haftanın belirli günlerini somut bir çıktıya ayır: "Salı ve perşembe sabahı bir taslak bölüm."
- Saati sınırla, çıktıyı sabit tut. Bir işe ayırdığın süreyi bilerek kısalt ve aynı çıktıyı hedefle. Bunun gerekçesini çıkararak sadeleşmek yazısındaki Parkinson Yasası bölümünde bulabilirsin.
Özet
| Fikir | Kaynak | Alışkanlık için |
|---|---|---|
| Ölçtüğümüzü optimize ederiz; yanlış ölçü yanlış davranış getirir | Clear | Takip ettiğin sayının bir vekil olup olmadığını sor |
| Ölçü hedef olunca iyi ölçü olmaktan çıkar | Strathern, Goodhart | Sayıyı işi yapmadan yükseltmenin yolu varsa ölçüyü değiştir |
| Hareket ilerliyormuş gibi hissettirir, eylem sonuç üretir | Clear | Haftanı somut çıktılara bağlayan bir program kur |
| Uzun saatlerin ek getirisi bir noktadan sonra azalır | Pencavel | Saati değil, ortaya çıkanı say |
| Açık gösterge yokken meşguliyet üretkenliğin vekili olur | Newport | Odak yoğunluğunu da hesaba kat |
Ölçmenin sınırları için bir davranış ne zaman alışkanlık olur?, odak üzerine kitaplar için odak ve zaman üzerine üç kitap yazısına bakabilirsin.
Bu yazıda geçen kitaplar
- Atomik Alışkanlıklar
- Pürdikkat: Odaklanma Becerisini Nasıl Yitirdik, Nasıl Geri Kazanabiliriz?
Tüm kitaplar ve onları anan yazılar: Kütüphane.
Kaynaklar
- Clear, J. (2018). Atomic Habits. Avery. Türkçesi: Atomik Alışkanlıklar, Pegasus Yayınları, 2019.
- Newport, C. (2016). Deep Work. Grand Central Publishing. Türkçesi: Pürdikkat, çev. Onur Öztürk, Metropolis Yayıncılık.
- Pencavel, J. (2015). The productivity of working hours. The Economic Journal, 125(589), 2052–2076.
- Strathern, M. (1997). 'Improving ratings': Audit in the British University system. European Review, 5(3), 305–321.
- Clear, J. (t.y.). The mistake smart people make: Being in motion vs. taking action. jamesclear.com. https://jamesclear.com/taking-action
Bu nota bağlanan yazılar
Okuduğunu bugün dene: Nitorel Habit'te bir alışkanlık ekle, tek dokunuşla işaretle.