Rehber · Alışkanlığın Temeli 16/16

İyi Ama Artık Uymayan Bir Alışkanlığı Bırakmak

Kötü bir alışkanlığı bırakmak başka, bir zamanlar iyi gelen ama artık hayatına uymayan bir alışkanlığı bırakmak başka. Batık maliyet tuzağı, yazı tura deneyi ve bırakmanın doğru karar olduğunu zor bir dönemden ayırt etmek için bir protokol.

Ahmet Canal4 Ekim 20266 dk okumabaşlangıçOkunmadı

Bu yazıda

  • İyi bir alışkanlığı bırakmanın, kötü bir alışkanlığı bırakmaktan neden farklı bir iş olduğunu,
  • "Bu kadar emek verdim" düşüncesinin arkasındaki batık maliyet etkisini,
  • Bir alışkanlığın artık uymadığını, yalnızca zor bir dönemden geçtiğinden ayırt etmenin yollarını,
  • Bırakma kararını vermek, uygulamak ve gerekirse geri dönmek için adım adım bir protokolü

bulacaksın.

İki farklı bırakma

Kötü alışkanlığı bırakmak yazısında istemediğin bir davranışla mücadeleyi anlattık: Davranış seni çağırır, sen araya sürtünme koyarsın. Bu yazının konusu bunun tersi. Bir zamanlar bilerek kurduğun, işe yaramış, belki de gurur duyduğun bir alışkanlık: sabah beşte kalkmak, her gün bir saat dil çalışmak, haftada dört gün koşmak, her akşam günlük yazmak. Bu davranış seni çağırmıyor; tersine, sen onu sürdürmek için her gün biraz daha çaba harcıyorsun.

Böyle bir alışkanlığı bırakmanın zorluğu iradede değil, anlamdadır. "Bırakırsam başarısız mı olurum? Bunca emek boşa mı gider? Artık koşan biri değil miyim?" Bu sorular, alışkanlığın kendisinden daha yorucu olabilir.

Arşivlemek yazısında bu kararın uygulamadaki karşılığını ve ulaşılamaz hedeflerden çekilebilmenin bir beceri olabileceğini anlattık. Bu yazı kararın kendisine odaklanıyor: Ne zaman bırakmalı, neyi bırakmalı ve bırakırken ne saklanmalı?

Bir alışkanlık neden uymaz hâle gelir?

İyi bir alışkanlığın uymaz hâle gelmesinin genellikle dört nedeni vardır:

  • Amaç tamamlandı. Bir sınava hazırlanmak için kurduğun günlük soru çözme, sınav bittiği hâlde hâlâ listende duruyor.
  • Hayat evresi değişti. Bebekli bir evde sabah beşte kalkmak artık bir tercih değil, bir yük.
  • Değerlerin değişti. Bir zamanlar önemli olan maraton hedefi yerini başka bir şeye bıraktı.
  • Bedeli faydasını aştı. Alışkanlık hâlâ iyi bir şey, ama ona ayırdığın zaman daha önemli bir şeyden çalınıyor.

Bunların hiçbirinde davranışın kendisi kötü değildir. Sorun, onun bugünkü hayatınla arasındaki uyumsuzluktur.

Batık maliyet: "Bu kadar emek verdim"

Hal Arkes ve Catherine Blumer, 1985 tarihli makalelerinde küçük ama akılda kalan bir saha deneyi anlatır. Ohio Üniversitesi Tiyatrosu'nun 1982–1983 sezonunda, sezon bileti almak için gişeye gelen ilk 60 kişiye rastgele üç fiyattan biri uygulandı: normal fiyat (15 dolar), 2 dolar indirimli ve 7 dolar indirimli. Ekonomik mantığa göre bileti cebinde olan herkes oyunlara aynı istekle gitmeliydi; ödenen para artık geri gelmeyecekti.

Öyle olmadı. Sezonun ilk yarısındaki beş oyunda, tam fiyat ödeyenler kişi başına ortalama 4,11 bilet kullanırken indirimli gruplar 3,32 ve 3,29 bilet kullandı. Sezonun ikinci yarısında fark kayboldu. Arkes ve Blumer buna batık maliyet etkisi dedi: para, emek ya da zaman yatırıldıktan sonra bir işi sürdürme eğiliminin artması. Yazarlara göre bu davranışın arkasında israf etmiş görünmeme isteği yatıyor.

Alışkanlıklarda yatırım genellikle para değil, zamandır: aylarca süren bir seri, oturmuş bir rutin, başkalarına anlattığın bir kimlik. Bunlar gerçek kazanımlardır, ama gelecekle ilgili bir kararın gerekçesi olamazlar. Doğru soru "Ne kadar emek verdim?" değil, "Bugünden itibaren bu alışkanlık bana ne veriyor, benden ne alıyor?" sorusudur.

Yazı tura: değişiklik sanıldığı kadar riskli mi?

Ekonomist Steven Levitt, 2021'de The Review of Economic Studies'te yayımlanan çalışmasında bir web sitesi üzerinden, zor bir karar vermekte zorlanan insanlara yazı tura atma imkânı verdi. 20 binden fazla yazı tura atıldı; katılımcılara iki ve altı ay sonra yeniden anket gönderildi. Önemli kararlarda, örneğin işten ayrılmak ya da bir ilişkiyi bitirmek gibi, yazı turadan "değiştir" sonucu çıkanlar değişikliği yapmaya daha yatkındı, kararlarından daha memnundu ve altı ay sonra daha mutlu olduklarını bildirdi. Levitt'in yorumu, insanların hayatı değiştiren kararlar karşısında aşırı temkinli olabileceğiydi.

Bu çalışmanın sınırlarını bilmek gerekir. Mutluluk katılımcıların kendi beyanıydı; örnek, kararsız kalıp siteye kendiliğinden gelen gönüllülerden oluşuyordu; konu da alışkanlıklar değil, büyük hayat kararlarıydı. Alışkanlıklara taşıdığımız ders bizim çıkarımımız: Bir alışkanlığı bırakmak konusunda gerçekten kararsızsan, statükoyu korumak "güvenli" seçenek gibi görünse de öyle olmayabilir.

Artık uymuyor mu, yoksa zor bir dönem mi?

Her zorlanma bir bırakma işareti değildir. Hastalık, yolculuk ya da yoğun bir hafta geçicidir; bunlar için doğru cevap çoğu zaman alışkanlığı bir süre küçültmektir. Taşınma ya da yeni iş gibi büyük değişikliklerde ise önce alışkanlık kesintisi yazısındaki adımları dene. Aşağıdaki tablo, iki durumu ayırt etmek için bir başlangıç noktası:

İşaretZor bir dönemArtık uymuyor
SüreBirkaç gün ya da birkaç haftaAylardır süren bir isteksizlik
NedenDışarıdan gelen geçici bir engelAmacın, değerlerin ya da hayat evresinin değişmesi
KüçültünceKüçük sürüm rahatlatırKüçük sürüm bile anlamsız gelir
Düşününce"Keşke yapabilseydim""Neden hâlâ yapıyorum?"
Bırakmayı hayal edinceKayıp hissiRahatlama
Satırdaki seriKısa bir kesinti, ardından yeniden uzayan seriHaftalardır tutmayan ya da her seferinde kısa süren seri

Tablodaki "rahatlama" satırı tek başına yeterli bir ölçü değildir; zor bir alışkanlığı bırakmayı düşünmek de rahatlatabilir. Ama rahatlama, "Bu artık bana hizmet etmiyor" cümlesiyle birlikte geliyorsa, ciddiye almaya değer bir işarettir.

Bırakmak her şeyi silmez

Bir alışkanlığı bırakmak, onunla kazandığın her şeyi kaybetmek demek değildir. İki yıl koştuysan kondisyonunun bir kısmı, sabah erken kalkmayı bir dönem başardıysan bunun mümkün olduğu bilgisi sende kalır. Bırakırken iki şeyi bilinçli olarak sakla:

  • Hizmet ettiği değeri. Koşu "sağlıklı ve hareketli olmak" için miydi? Bu değer duruyor; ona şimdi hangi davranış hizmet edebilir? Belki ailece yürüyüş.
  • Öğrendiğin dersi. Bu alışkanlığı kurarken neyin işe yaradığını tek cümleyle yaz: "Akşam ayakkabıyı kapının önüne koymak işe yarıyordu." Bir sonraki alışkanlıkta bu cümle işine yarar.

Carsten Wrosch ve arkadaşlarının 2003 tarihli çalışmaları, ulaşılamaz bir hedeften çekilebilmeyi yeni bir hedefe yönelebilmekten ayrı düşünmemek gerektiğine işaret ediyordu. Ama her bırakmanın bir yerine koyma gerektirmesi de şart değildir. Çıkararak iyileştirmek yazısındaki fikir burada da geçerli: Bazen en iyi değişiklik, yeni bir şey eklemeden bir şeyi çıkarmak ve açılan boşluğu boş bırakmaktır.

Adım adım: bırakma protokolü

  1. Nedeni tek cümleyle yaz. Yukarıdaki dört nedenden hangisi? "Bu alışkanlığı bırakıyorum çünkü…" Cümle "başaramıyorum" diye bitiyorsa, önce küçültmeyi ya da sıklığı değiştirmeyi dene.
  2. Batık maliyet testini uygula. Kendine sor: "Bugün sıfırdan başlıyor olsaydım bu alışkanlığı kurar mıydım?" Cevap hayırsa, geçmiş emek tek başına devam etmek için bir neden değildir.
  3. İki haftalık küçük sürüm dene. Emin değilsen alışkanlığı iki hafta en küçük hâline indir. Küçük sürüm bile anlamsız geliyorsa, sorun boyutta değil uyumdadır.
  4. Değeri ve dersi not et. Alışkanlığın hizmet ettiği değeri ve öğrendiğin tek dersi yaz.
  5. Yerine bir şey koyup koymayacağına karar ver. Koyacaksan küçük başla; koymayacaksan bunu da bilinçli bir karar olarak yaz.
  6. Bir bitiş günü seç. Bu bizim önerimiz: "Bu pazar son kez yapıyorum" demek, kararı belirsiz bir sönümlenmeden ayırır.
  7. Arşivle, silme. Kaydını saklamak, kararı geri dönüşü olan bir deneme hâline getirir.
  8. Dört hafta sonra kontrol et. Özledin mi? Özlediysen geri getir; bu bir başarısızlık değil, veridir. Özlemediysen karar kalıcı olsun.

Özet

SoruKısa cevap
Kötü alışkanlığı bırakmaktan farkı ne?Mücadele davranışla değil, anlam ve kimlikle
"Bu kadar emek verdim" ne demek?Batık maliyet: geçmiş yatırım, geleceğe dair kararın gerekçesi değil
Değişiklikten korkmalı mı?Büyük kararlarda insanlar aşırı temkinli olabilir; alışkanlıklara uyarlaması bizim çıkarımımız
Zor dönemden nasıl ayırt edilir?Süreye, nedene ve küçük sürüme verdiğin tepkiye bak
Bırakırken ne saklanır?Hizmet ettiği değer ve öğrendiğin ders
Yanlış karar verirsem?Arşivlenen alışkanlık geri getirilebilir

Kaynaklar

  1. Arkes, H. R., & Blumer, C. (1985). The psychology of sunk cost. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 35(1), 124–140.
  2. Levitt, S. D. (2021). Heads or tails: The impact of a coin toss on major life decisions and subsequent happiness. The Review of Economic Studies, 88(1), 378–405.
  3. Wrosch, C., Scheier, M. F., Miller, G. E., Schulz, R., & Carver, C. S. (2003). Adaptive self-regulation of unattainable goals: Goal disengagement, goal reengagement, and subjective well-being. Personality and Social Psychology Bulletin, 29(12), 1494–1508.

Okuduğunu bugün dene: Nitorel Habit'te bir alışkanlık ekle, tek dokunuşla işaretle.